Tenis Estetiği Gastronomi ile Buluştu; Café Lacoste
Fransız moda devi Lacoste, perakende dünyasının sınırlarını genişleterek gastronomi sektörüne adım attı. Paris’te açtığı ilk kafe Café Lacoste, markanın yalnızca bir giyim markası değil, bütünsel bir yaşam tarzı deneyimi sunma hedefinin yeni bir yansıması.
Paris’in en ikonik noktalarından Champs-Élysées yakınında, amiral mağazaya birkaç adım mesafede konumlanan bu özel mekan; Lacoste’un köklü tenis mirasını lezzetle buluşturuyor.
Yaklaşık 100 metrekarelik alana yayılan ve 65 kişilik kapasiteye sahip kafenin iç tasarımında, markanın imza renkleri olan koyu yeşil ve krem tonları hakim. Tenis kortlarından ilham alan detaylar ve sportif şıklığı yansıtan mimari unsurlar, ziyaretçilere Lacoste’un estetik dünyasını fiziksel olarak deneyimleme fırsatı sunuyor.
Menüde ise markaya özgü yaratıcı dokunuşlar öne çıkıyor:
İmza içecek: Hindistan cevizi suyu, matcha ve zencefil ile hazırlanan “L’Eau de Croco” (Timsah Suyu)

Tatlılar: Timsah logosu veya ikonik polo tişört formunda tasarlanmış özel pastalar ve hamur işleri
Kahve çeşitleri: Fıstık ve vanilya aromalı özel latte seçenekleri

Lacoste, bu projede operasyonel mükemmeliyet için gastronomi alanında 20 yılı aşkın deneyime sahip Giraudi Group ile iş birliği yaptı. Menüden servise kadar tüm detaylar profesyonel bir ekip tarafından yönetiliyor.
Kafede yiyecek ve içeceklerin yanı sıra, markaya özel porselen ürünler, tekstil detayları ve paket servis seçenekleri de sunuluyor.
Lacoste CEO’su Eric Vala’ya göre bu girişim, markanın insanların günlük rutinlerinin doğal bir parçası olma vizyonunun önemli bir adımı. Daha önce Roland-Garros, Wimbledon ve Monte Carlo gibi prestijli etkinliklerde pop-up kafeler deneyen marka, bu kalıcı konsept ile uluslararası ölçekte büyüme potansiyelini test etmeyi hedefliyor.

Bu adım, moda markalarının yalnızca giyim değil; deneyim, mekan ve yaşam tarzı sunan çok katmanlı markalara dönüşümünün güçlü bir örneği olarak öne çıkıyor.